Uluslararası Mustafa V. Koç Sualtı Arkeoloji Sempozyumu

TINA Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı, vakfın onursal üyesi Mustafa V. Koç’un anısını yaşatmak üzere Uluslararası Mustafa V. Koç Sualtı Arkeoloji Sempozyumu'nu 18-19 Haziran tarihlerinde gerçekleştirdi.
22 June 2026
Yasemin K. Enginöz
Uluslararası Mustafa V. Koç Sualtı Arkeoloji Sempozyumu

Anadolu kıyılarındaki arkeolojik zenginlikleri korumak ve kamuoyuyla paylaşmak üzere çalışmalarını yürüten; sualtı arkeolojisi ve deniz kültürü alanında farkındalık yaratmayı, araştırmaları desteklemeyi ve koruma çabalarını teşvik etmeyi amaçlayan TINA Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı, ev sahipliği yaptığı Uluslararası Mustafa V. Koç Sualtı Arkeoloji Sempozyumu'nda, bu alanda dünyanın önde gelen bilim insanlarını İstanbul’da bir araya getirdi.

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde (ANAMED) düzenlenen sempozyumda 18 Haziran günü Prof. Dr. Ufuk Kocabaş’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte 6 oturumda farklı uluslardan bilim insanları çalışmalarını aktardılar.

18 Haziran Oturumları
18 Haziran’da Jeff Hakko’nun yürüttüğü ilk oturumda Harun Özdaş “Kızlan Gemi Enkazı: Osmanlı denizciliği bağlamından yeni kanıtlar”, Georgios Koutsouflakis, “Phournoi Takımadaları’nda (Doğu Ege) Geç Roma Dönemi’ne Ait Bir Gemi Enkazının Kazısı” ve Kroum Batchvarov “Urdoviza Burnu’ndaki Geç Osmanlı Dönemi Gemi Enkazı: Bir Ön Rapor” başlıklı sunumlarını yaptılar.

İkinci oturumda Peter Campbell, “Sualtı Mirasına Yönelik Suçlar ve 2001 UNESCO Sözleşmesi’nin 25. Yıldönümü”, Carlos de Juan Fuertes “Fenike Mazarrón 2 gemisi: Batı Akdeniz’de Levant tarzı gemi yapımının bir yorumu” ve Dmytro Kobaliia “Tarihsel ve Arkeolojik Araştırma Konusu Olarak Ukrayna’nın Khortytsia Adası Yakınlarında, Dnipro Kürek Filosu’na Ait 1738 Tarihli Bir Brigantin” araştırmalarını aktardılar.

Üçüncü oturumda Justin Leidwanger “Geç Antik Dönem Etkileşimlerinin Öyküsüne Yeni Bir Bölüm: Marzamemi 2 'Kilise Batığı'na Yeniden Bir Bakış”, Hasrizal Shaari “Bidong Gemi Enkazı: Malezya’da Bir Sualtı Arkeoloji Alanında Gerçekleştirilen İlk Sistematik Bilimsel Kazı”, Orkan Köyağasıoğlu “Türkiye’deki Serçe Limanı Helenistik Gemi Enkazında Yeniden Başlayan Kazılar” ve Evren Türkmenoğlu “Tekmezar Burnu Sualtı Araştırma Projesi: 2025 Sezonu” projeleri hakkında bilgi verdiler.

Sempozyumda özellikle doğal taş kullanımı ve taşımacılığına ilişkin önemli bilgiler ortaya çıkaran iki gemi batığı da iki ayrı günde yapılan peş peşe oturumlarda gündeme geldi. Bunlardan ilki üçüncü oturumda ele alınan çalışmalardan biri olan Marzamemi 2 “Kilise Batığı” iken diğeri dördüncü oturumda paylaşılan konulardan biri olan “Arles-Rhône 3 Operasyonu idi.


Marzamemi'deki Roma Sütunları Sualtı Turu_Fotoğraf: Salvo Emma, Deniz Koruma Müdürlüğü (https://www.visitsicily.info/en/itinerario/marzamemi-wreck-of-the-columns/#)


Marzamemi 2 “Kilise Batığı”
Marzamemi 2 “Kilise Batığı” (The Marzamemi Church Wreck), İtalya’nın Sicilya adasının güneydoğu kıyısında, Marzamemi köyü açıklarında yer alan ve Geç Antik/Erken Bizans dönemine (MS 6. yüzyıl / yaklaşık MS 500-550) tarihlenen dünyaca ünlü bir mermer taşıyıcı gemi enkazıdır.

İlk olarak 1960’larda sualtı arkeolojisinin öncülerinden Gerhard Kapitän tarafından keşfedilip incelenen batık, 2013 yılından bu yana Stanford Üniversitesi (Justin Leidwanger liderliğinde), Sualtı Arkeoloji Enstitüsü (INA) ve Sicilya Deniz Müfettişliği (Soprintendenza del Mare) ortaklığında modern yöntemlerle yeniden kazılmakta ve yorumlanmaktadır.
Geminin "Kilise Batığı" olarak adlandırılmasının nedeni, taşıdığı 100 tonu aşkın devasa mimari kargonun prefabrik bir Erken Hristiyanlık bazilikasının (kilisesinin) iç dekorasyon elemanlarından oluşmasıydı. Bunlar arasında 28'den fazla mermerden büyük sütun, sütun başlıkları ve kaideler set halinde yer alırken, kilise korosunu ve altarı ayıran mermerden işlemeli panel levhaları ve yeşil taştan yontulmuş görkemli bir vaaz kürsüsünün (ambonun) parçaları saptanmıştır. 

Yapılan jeolojik ve petrografik analizler, kargonun çoğunluğunu oluşturan gri damarlı beyaz mermerlerin Marmara Denizi'ndeki Marmara Adası (Antik Prokonnesos) ocaklarından kesildiğini kesin olarak kanıtlamıştır. [1, 2] Mermerler, Marmara Adası'ndaki imparatorluk ocaklarında kaba hatlarıyla yontulup prefabrik (yarı işlenmiş) hale getirildikten sonra, Konstantinopolis (İstanbul) yakınlarındaki rıhtımlardan bu özel mermer gemisine (navis marmorum) yüklenmiştir. Vaaz kürsüsü (ambon) gibi bazı özel dekoratif elemanlar ise Yunanistan'ın Thessaly (Teselya) bölgesine ait ünlü antik yeşil mermerden (Verde Antico) üretilmiştir. 


Marzamemi'deki Roma Sütunları Turu. Fotoğraf: Salvo Emma,  Deniz Koruma Müdürlüğü (https://www.visitsicily.info/en/itinerario/marzamemi-wreck-of-the-columns/#)


Gehard Kapitän'in 1960'lardaki ilk teorisine göre geminin İmparator I. Justinianus (Jüstinyen) "merkezi ve resmi" bir devlet kargosu olduğu düşünülürken, 2013-2019 arasındaki modern kazılar sonucu ana mermer kargosunun altında Doğu Akdeniz (Ege ve Levant) kökenli yüzlerce şarap amforası, ham cam blokları, pigmentler (boyalar) ve mutfak seramikleri bulunmuştur. Bu durum, geminin sadece devlet tekelinde tek bir amaca hizmet etmediğini; mermer taşırken aynı zamanda rota üzerindeki limanlarda serbest piyasa ticareti yapan, ticari emtiaları ve lüks eşyaları harmanlayan fırsatçı bir tüccar gemisi olduğunu göstermiştir. Gemi, Konstantinopolis ve Ege'den aldığı bu yüksek tonajlı yükle muhtemelen Sicilya ya da Kuzey Afrika'daki büyük bir liman şehrine doğru ilerlerken, sığ sahil resiflerine çok yaklaşmış, ağır yükünün yarattığı manevra dezavantajı nedeniyle kayalıklara çarparak batmıştır.


19 Haziran Oturumları
19 Haziran günü düzenlenen dördüncü oturumda Jun Kimura “UCH’deki Çeşitliliğe Bakış”, Sabrina Marlier “Arles-Rhône 3 Operasyonu: UNESCO’nun Sualtı Kültürel Mirasının Korunmasında En İyi Uygulama Örneği” ve Athena Trakadas “Okyanus Mirası ve Okyanus Bilimi: Kültür, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Zorlukları” başlıklı sunumlarını yaptılar.

Arles-Rhône 3 Operasyonu
Arles-Rhône 3 Operasyonu, Fransa’nın Arles şehrindeki Rhône Nehri’nde keşfedilen 2.000 yıllık bir Roma nehir ticaret gemisinin (chaland) sualtından çıkarılması, restorasyonu ve müzeye taşınmasını kapsayan, dünya sualtı arkeolojisi tarihinin en büyük, en hızlı ve en başarılı kurtarma operasyonlarından biridir. 2011 yılında gerçekleştirilen bu operasyon, antik bir gemi gövdesinin %93 gibi neredeyse eksiksiz bir bütünlükle korunarak sergilenmesini sağlamıştır. Yapılan araştırmalar geminin MS 1. yüzyıla (yaklaşık MS 50-60 yılları) ait olduğunu göstermektedir. Geminin üzerine hızla çöken nehir çamuru ve taşıdığı kireç taşı blokları, oksijenle teması keserek ahşabın günümüze kadar çürümeden ulaşmasını sağlamıştır.

Arles Müzesi'nde içindeki kargo ile sergilenen Arles-Rhône 3 gemi gövdesi (https://www.arles-guide.com/museum-of-antiquity)


Arles-Rhône 3 sadece bir gemi gövdesinden ibaret değildi; nehir çöplüğünün sağladığı koruma sayesinde antik liman ticaretine dair paha biçilemez buluntular sağladı. Geminin son kargosu, anıtsal binaların inşası için taşınan, 33 ton ağırlığındaki devasa kireç taşı bloklarından oluşuyordu. Yapılan jeolojik testlerle, taşların mineral yapısı, Arles'ın sadece 15 kilometre kuzeyinde yer alan antik Ernaginum (günümüzdeki Tarascon) bölgesindeki Roma taş ocaklarıyla birebir eşleşmiştir. Bu veri, geminin batmadan önceki son rotasının kuzeyden güneye (Arles limanına doğru) olduğunu kesin olarak kanıtlamıştır. Gemi, nehir akıntısında dengede kalabilmek için tabanında ağır nehir çakılları ve balast olarak kullanılan kaba mermer parçaları barındırıyordu. Ayrıca gemide yüzlerce şarap ve zeytinyağı amforası ile mürettebata ait kişisel eşyalarla birlikte mutfak eşyalarına rastlanmıştır.

Gemi, bu ağır taş yüküyle rıhtıma bağlıyken ani bir nehir taşkını (flaş sel) nedeniyle çamura gömülmüş, üzerindeki kireç taşlarının ağırlığı ise ahşap gövdeyi nehir tabanına sabitleyerek akıntıyla parçalanmasını önlemiştir.

Öte yandan Arles Antik Müzesi (Musée Bleu) küratörü Luc Long liderliğindeki arkeologlar, 2007-2009 yılları arasında nehir yatağını tararken, gemi enkazının çok yakınında Roma dünyasını sarsan sanatsal keşifler yapmışlardır. Nehir yatağından çıkarılan yaşam boyutundaki mermer Neptün (Deniz Tanrısı) heykeli, Roma sanatının MS 3. yüzyıla ait olağanüstü bir örneğidir. Stilistik olarak çok kaliteli bir işçiliğe sahip olan bu heykelin, nehir tanrılarına adanmış bir tapınaktan veya lüks bir Roma villasından nehre düşmüş olabileceği tahmin edilmektedir. Neptün heykeli ve nehir yatağındaki bazı mimari bloklar üzerinde yapılan petrografik testler, bunların İtalya'nın Toskana bölgesindeki ünlü Carrara (Antik Luni) ocaklarından getirilen beyaz mermerlerden yontulduğunu ortaya koymuştur. Carrara, Roma İmparatorluğu genelinde resmi devlet heykellerinde en çok tercih edilen mermer türüdür.

Neptün heykeli ile aynı dalış döneminde, sualtı arkeologları Jül Sezar’a ait olduğu düşünülen mermer bir büst keşfetmişlerdir [Arles bust - Wikipedia, Arles Museum of Antiquity]. MÖ 46 yılına (Sezar'ın hayatta olduğu döneme) tarihlenen bu büst, Sezar'ın yaşlılığını, dökülen saçlarını ve kırışıklıklarını gerçekçi bir şekilde (veristik üslup) yansıtan dünyadaki en eski Sezar portresi kabul edilmektedir. Sezar Büstü (Arles Büstü) üzerinde yapılan izotopik ve mineralojik analizler, büstün Antik Phrygia (Frigya) bölgesindeki Dokimeion (günümüzde Afyonkarahisar / İscehisar) ocaklarından çıkarılan ince taneli, yüksek kaliteli beyaz mermerden yapıldığını kanıtlamıştır. Büstten alınan iki mikroskobik numunenin izotopik oranları, dünyadaki diğer tüm antik mermer ocaklarını eleyerek doğrudan Dokimeion kaynak alanının sınırları içerisine düşmüştür. Bu durum, Roma İmparatorluğu'nun kuruluş arifesinde dahi Anadolu mermerlerinin Akdeniz'in en batı ucuna kadar lüks sanat eseri ticaretiyle taşındığını gösterir.

Aynı kazılarda Hellenistik tarzda yapılmış, mitolojide tanrı Apollon ile müzik yarışmasına giren satiri tasvir eden küçük mermer Marsyas heykelleri de nehir çamurundan kurtarılmıştır.

Bilim insanları doğal taşlar ile sanatsal mermer büstlerin kökenlerini modern arkeometrik testler yardımıyla kesin olarak tespit etmişlerdir. Bu analizlerde Maksimum Kristal Tane Boyutu (MGS) ölçümü, Katodolüminesans (CL) mikroskopisi ve Karbon-Okşijen Kararlı İzotop Analizi yöntemlerini bir arada kullanılmıştır.



Beşinci oturumda Mladen Pešić “Zadar yakınlarındaki Sukošan’da bulunan Antik Roma Limanı kalıntıları”, Alexander Belov “Antik Çağ’da Dalışın Fizyolojisi ve Tehlikeleri” ve Eric Rieth “Laurons 11 batığı (Bouches-du-Rhône, Fransa): Akdeniz’e Özgü Bir Kıyı Teknesi (17. yüzyılın başları)” araştırmalarını aktardılar.

Altıncı ve son oturumda Jan Vogt Knutsen “Gokstad Gemisinin Yeniden Yapımında Karşılaşılan Zorluklar”, Francesco Tiboni “İtalya’nın Derin Sularında Yirmi Yıllık Sualtı Arkeolojisi: Bir Strateji Arayışı” ve Nayden Prahov “Bulgaristan’da Sualtı Arkeolojisinin Gelişimi: Gönüllülerin Coşkusundan Sualtı Mirası Enstitüsü’ne” başlıklı sunumlarında bu alandaki deneyimlerini özetlediler.

Oğuz Aydemir, Metin Ataç, Ufuk Kocabaş, Deborah Carlson’ın değerlendirmeleriyle sempozyum kapanışı yapıldı.
TINA Sualtı Arkeolojisi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Aydemir’in başkanlığını yürüttüğü sempozyumun Organizasyon ve Bilim Komitesi üyeleri arasında Caroline N. Koç, Metin Ataç, Kenan Yılmaz, Jeff Hakko, Prof. Cemal Pulak, Prof. Ufuk Kocabaş ve Doç. Dr. Chris Roosevelt yer alıyor.

Kapak görseli (https://www.koc.com.tr/medya-merkezi/haberler/2023/uluslararasi-mustafa-v-koc-su-alti-arkeolojisi-sempozyumu-gerceklestirildi)

Referanslar:
1 https://www.tinaturk.org/sempozyum-2026.html
2 https://nauticalarch.org/news-events/excavation-of-the-marzamemi-church-wreck/
3 Balıkesir Arkeoloji Buluşmaları Sempozyumu Mysia Ve Çevre Kültürleri 2021 Bildiriler Kitabı, Kasım 2022 (https://fliphtml5.com/jyulk/yvil/Bal%C4%B1kesir_Arkeoloji_Bulu%C5%9Fmalar%C4%B1_Sempozyumu_Mysia_Ve_%C3%87evre_K%C3%BClt%C3%BCrleri_2021_Bildiriler_Kitab%C4%B1/)
4 Leidwanger, J., Greene, E. S., Donnelly, A.;(2021). The Sixth -Century CE Shipwreck at Marzamemi, American Journal of Archaeology (https://ajaonline.org/wp-content/uploads/2021/03/aja.125.2.leidwanger.pdf)
5 Leidwanger, J. Excavation of the Marzamemi “Church Wreck”. https://www.dopapers.org/research/byzantine/project-grants/leidwanger-2014-2015
6 Bilir, A., Şahin, M.; 2022. Marble shipwrecks originating from Proconnesos Island. (https://www.academia.edu/81087122/Marble_shipwrecks_originating_from_Proconnesos_Island)
7 https://medlab.stanford.edu/projects/marzamemi-2
8 Ph. Blanc, Ph. Bromblet and L. Leroux. White Marbles Provenance Study of Caesar’s Head and Other Major Sculptures Found In The Rhône Rıver At Arles (France). In Interdisciplinary Studies on Ancient Stone Proceedings of the IX Association for the Study of Marbles and Other Stones in Antiquity (ASMOSIA) Conference (Tarragona 2009)
9 Sabrina Marlier, Pierre Poveda, Nicolas Ranchin. The Arles-Rhône 3 project : From the excavation and raising of a Gallo-Roman barge, in the southern coastal French city of Arles, to its documentation and modelling in 3D (2011-2012). 13th International Symposium on Boat and Ship Archaeology, Jerzy Gawronski; André van Holk; Beno van Tillburg, Oct 2012, Amsterdam, Netherlands. pp.383-389. ⟨halshs-01807685⟩
10 Sabrina MARLIER, Henri BERNARD-MAUGIRON. (2020) Nehirden Müzeye Arles-Rhône 3 Mavnası The Arles-Rhône 3 Barge, From The River To The Museum. TINA Denizcilik Arkeolojisi Dergisi. Volume 7 (ISSUE 13-14)( https://www.tinaturk.org/dergi/TINA_DERGI_SAYI_14/tina-14.pdf)