MİMAR SİNAN TÜRBESİ

İstanbul

Özellikler

Bina Özellikleri

Mimar
Mimar Sinan
Tamamlanma
1588

Konumu ve Tarihi Önemi

Süleymaniye'de, Mimar Sinan Caddesi ile Fetva Yokuşu'nun kesiştiği yerde Süleymaniye Camisi'ni kuşatan doğu duvarlarının yanında, kuzeyden güneye inen dar sokakların kesişme noktasında Mimar Sinan'ın açık türbesi yer alır. Külliyenin bânisi Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem Sultan türbelerinin yanı sıra mimarın da türbesini kapsayan böyle bir uygulamanın benzerine rastlanmaz.

Mimari Özellikler

Türbenin çevresini iki yönden yüksek çevre duvarları kuşatır. İri palmet dizilerinin taçlandırdığı duvarlar, dikdörtgen pencerelerle dışarıya açılır. Bu açıklıklar, ajur tekniğinde, geometrik çokgenlerin birbirlerini kesmesiyle, ortada bir yıldızın elde edildiği, özenli bir taş işçiliği gösteren şebekelerle kapatılmıştır. Diğerlerine göre büyük tutulan, mermer söveli ve demir parmaklıklı ziyaret penceresinin üzerinde Şair Mustafa Sa'i'nin 'Geçti bu demde cihandan pîr-i mi‘mâran Sinan' mısralarıyla biten bir kitabe yer almaktadır. Açık türbe oldukça küçük ölçekli ve mütevazıdır. Küçük taş kubbeye geçiş zarif mukarnaslarla sağlanmış, arkasındaki düz taş kaplama sekizgen bir yıldızdan çıkan geometrik geçmeli motiflerle hareketlendirilmiştir. Kemer içleri halat silmelerle doldurulmuş, köşelere kum saati şeklinde başlıkları olan sütunçeler yerleştirilmiştir. Açık türbenin altındaki mermer sandukanın baş tarafındaki mezar taşında büyük bir kavuk bulunmaktadır. Başucu, mermer üzerine oyulmuş, iri bir palmetle sonuçlanan bitkisel süsleme ile bezelidir.

Türbenin kuzey ucunda yer alan çokgen planlı sebil mermerden inşa edilmiş, sade görünümlü bir yapıdır. Mimar Sinan’ın hayatının son yıllarında inşa edilen türbe ve sebil, 1922'de (kuzey ucundaki sebille birlikte) tamamen restore edilmiştir.

Kaynaklar

Selçuk Mülayim. (2010). 'Süleymaniye Külliyesi', DİA, C. 38, İstanbul, s. 114-119.

Tarkan Okçuoğlu. (1994). 'Mimar Sinan Türbesi', Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, C. 5., Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Ortak Yayını, İstanbul, s. 470.