Bina Özellikleri
Bugün Sultanahmet Meydanı'nda zemin kotundan aşağıda yer alan Örme Sütun, Geç Roma çağındaki Bizantion-Konstantinopolis'in araba yarışlarının yapıldığı Hippodrom'un tam ortasında, yarış alanını ikiye ayıran ‘spina’ olarak isimlendirilen setin üzerinde bulunurdu. Spinanın ucundaki son anıt olarak yükselen Örme Sütun değişik ölçülerde yontulmuş taşlardan örülerek yapılmıştı.
Mimari Özellikleri
Örme Sütun veya Obelisk, yaklaşık 32 m boyundadır. Temelindeki üç basamaktan sonra mermer kaide yükselir. Gövde kaba yonu taşlarla örülmüştür. Orijinal örgünün olduğu bölümlerdeki delikler muhtemelen anıtı kaplayan tunç levhaların tutturulması için kurşun yataklar içine çakılan tunç kenetlerin yuvalarıdır.
Kitabeleri
Örme sütunun mermer kaidesinin bir yüzünde, Grekçe altı mısralık bir kitabede şu sözler yer alır: ‘Bu dört köşeli heybetli ve harika anıt, zamanla harap olmuşken, şimdi İmparator Konstantinos ile devletin şanı olan oğlu Romanos tarafından önceki görüntüsüne nispetle daha iyi duruma getirildi; Rodos kolosu harikulade idi, bu bronz anıt ise hayranlık yaratmaktadır.’ Kitabede ismi geçenlerin VII. Konstantinos Porfirogennetos ile oğlu II. Romanos oldukları anlaşılır. Örme sütunun yüzeylerine çakıldıkları anlaşılan üzerleri kabartmalı tunç levhaların bu onarım sırasında konuldukları tahmin edilir.
Levhalar bilinmeyen bir dönemde belki de IV. Haçlı Seferi’nde İstanbul’u işgal eden Batılı şövalyeler tarafından 1204-1261 yılları arasında sökülmüştür.
Evliya Çelebi’de Örme Sütun
Evliya Çelebi, örme sütunun isminin ‘milyonpar’ olduğunu, dünya durdukça ayakta kalması için bir minare mili ile tılsım yapıldığını, bunun etrafına hesapla taşlar yerleştirildiğini, en tepeye hamam kubbesi kadar bir mıknatıs taşının konduğunu, anıta bu sebeple ‘mıknatıs’ taşı da dendiğini kaydeder.
Osmanlı Dönemi
Örme sütun, Osmanlı döneminde hazırlanan resimli yazmalarda, Sultanahmet’te yapılan şenlikleri tasvir eden minyatürlerde açıkça görülür. Sultanahmet Meydanı'nda (Atmeydanı) toprak seviyesinin zamanla yükselmesi sonunda anıtın kaidesi gömülü kalmışsa da 1856'da kaide çevresi açılarak etrafı bir parmaklık ile çevrilmiştir.
KAYNAKÇA
Eyice, Semavi. (1994). 'Örme Sütun', Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, C. 6, A Joint Publication of the Ministry of Culture and the History Foundation, s. 196–197.
Kahraman, Seyid Ali ve Dağlı, Yücel. (2003). Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnâmesi, C. 1, Yapı Kredi Yayınları, s. 34–35.
Müller-Wiener, Wolfgang. (2001). İstanbul’un Tarihi Topografyası: 17. Yüzyıl Başlarına Kadar Byzantion–Konstantinopolis–İstanbul, Çev. Ülker Sayın, Yapı Kredi Yayınları, s. 66–67.
Yücel, Erdem. (1994). 'Dikilitaş', Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, C. 3, A Joint Publication of the Ministry of Culture and the History Foundation, İstanbul, s. 52–53.