BAYEZİD CAMİSİ

İstanbul

Özellikler

Bina Özellikleri

Mimar(lar)
Mimar Hayreddin / Ya‘kūb Şāh b. Sultan Şāh
İnşaat Başlangıcı
1500
Tamamlanma Tarihi
1505

Mimarı ve Yapım Tarihi 

Bayezid Camisi, İstanbul’un Bizans devrindeki en büyük meydanı Forum Theodosiacum veya Forum Tauri’nin bir köşesine Sultan II. Bayezid tarafından inşa ettirilmiştir. II. Bayezid tarafından 16. yüzyılın başlarında yaptırılan cami, türbe, aşevi, ilkokul, misafirhaneler, medrese, hamam ve kervansaray içeren geniş bir külliyenin odak noktasıdır.

Caminin yapım tarihi ve mimarı hakkında iki ayrı görüş bulunmaktadır. Yaygın görüş mimarının Hayreddin olduğu ve Temmuz 1501-1505 arasında inşa edildiğidir. Konuyla ilgili yazma bir esere dayanan diğer görüşe göre yapımına 27 Ekim 1500’de başlanmış, 13 Ekim 1505’te tamamlanmıştır. Mimarı Ya‘kūb Şāh b. Sultan Şāh, mimar halifeleri (yardımcı mimar) Ali b. Abdullah ile Yûsuf b. Papas, bina nâzırı (bina mali işler yöneticisi) Mirlivâ Mustafa Bey’dir. 

Mimari Özellikleri 

Kare şeklindeki caminin ikişer filayağına ve birer sütuna oturan dört büyük kemeri 16,80 m çapında ve 44 m yüksekliğindeki merkezi kubbeyi taşır. Harimin ana mekânı, kıble ekseni üzerinde iki yarım kubbenin desteklediği ana kubbe ile örtülmüştür. İki yandaki tali mekânlar dörder bölüm halindedir ve her biri küçük birer kubbeye sahiptir. 

Caminin çeşitli renklerdeki sütunlarının başlıkları mukarnaslıdır. Hünkâr mahfili, on devşirme sütun üzerine oturan şebekeli bir korkuluğa sahiptir. Mihrap, minber, müezzin mahfili ile giriş duvarına konsollar üzerine oturan kadınlar mahfili itinalı taş işçiliğine sahiptir. 

Caminin tek şerefeli iki minaresi sağ ve solda bulunan misafirhanelere bitişik yapılmışsa da sonrasında bu hacimlerin camiye dahil edilmesiyle, cami iki taraftan genişletilmiştir.

Yeniçeriler ve Ehl-i Hiref 

Caminin yapımında İstanbul yeniçeri cemaati çalışmış, pencerelerin madeni parmaklıkları Topçular Ocağı tarafından dökülmüştür. Nakışlar Ehl-i Hiref’in nakkaşlar cemaati sanatkârlarınca yapılmış, avize zincirleri Derviş Mehmed usta tarafından imal edilmiştir. 

Külliye 

Bayezid Külliyesi, geniş bir alana dağınık bir biçimde yerleştirilmiş; türbe, aşhane-imaret, sıbyan mektebi, tabhâneler, medrese, hamam ve kervansaraydan oluşur. Cami ve külliyesi 17. yüzyıldan sonra dükkân sıraları ve pazar yerleriyle çevrelenmiştir.

Depremler ve Onarımlar 

Osmanlı mimarisinin en dengeli ve güzel avlusuna sahip, Rönesans estetiğine en çok yaklaşan revak tasarımına sahip caminin kubbesi 1509’da yıkılmıştır. Kubbeyi taşıyan ana kemerlerden ikisi demir kenetler konularak desteklenmiş, yarım kubbelerden biri ahşaptan yapılmıştır. Yapının 1766 depreminde de zarar gördüğü bilinmektedir. 

Evliya Çelebi’nin yazdığına göre; Bayezid Camisi’nin etrafında 17. yüzyılda geniş bir dış avlu vardı. Aslında üstü açık olan şadırvan havuzu, Sultan IV. Murad (1623-1640)'ın emriyle etrafına dikilen sekiz sütun üzerine oturan bir kubbe ile örtülmüştür.


Kaynaklar

Ayvansarâyî Hüseyîn Efendi, Alî Sâtı Efendi, Süleyman Besîm Efendi.  (2001). Hadîkatü’l-Cevâmi, İstanbul Câmileri ve Diğer Dinî-Sivil Mi'marî Yapılar’, Haz. Ahmed Nezih Galitekin, İşaret Yayınları, İstanbul,  s. 52-53.

Ayyıldız, Hakkı Raif. (1994). ‘Bayazıd Camii.' Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi,  Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Ortak Yayını,  C. 2,  İstanbul, s. 2229-2235.

Eyice, Semavi.  (1992).  ‘Bayezid II Camii ve Külliyesi', DİA, C. 6, İstanbul, s. 45-49.

Kahraman, Seyid Ali ve Dağlı, Yücel.  (2003). Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnamesi, 1. Cilt, 1. Kitap, YKY, İstanbul, s. 106-110.

Kuban, Doğan. (2007). Osmanlı Mimarisi, YEM Yayınları, İstanbul, s. 201- 207.

Meriç, Rıfkı Melûl. (1958). ‘Beyazıd Câmii Mimârı', AÜ İlâhiyat Fakültesi Yıllık Araştırmalar Dergisi, II, Ankara,  s. 5-77.

Necipoğlu, Gülru. (2013). Sinan Çağı Osmanlı İmparatorluğu’nda Mimari Kültür, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul,  s. 115-116.