Bina Özellikleri
Evliya Çelebi’nin Fatih’in hayratı olarak kaydettiği Küçük Ayasofya Camisi, Sultan II. Bayezid (1481-1512) döneminde Kapıağası Hüseyin Ağa tarafından camiye çevrilmiş bir Bizans kilisesidir.
Kilise Geçmişi
Erken Hıristiyan döneminin merkezi planlı ve çevre dehlizli (koridorlu), galerili yapılarının en güzellerinden biri olan Sergios ve Bakhos Kilisesi Ayasofya’nın da kurucusu olan Iustinianos tarafından 530 yılına doğru inşa ettirilmiştir. Planının Ayasofya’ya benzemesi sebebiyle Küçük Ayasofya denilen yapının avlusunda Petrus ve Pavlus adlarına sunulmuş bazilika tipinde kilise ile Hormisdas Sarayı (Büyük Saray’ın bir pavyonu) bulunur.
Bizans Sanatının İzleri
İlkçağ sanatından Bizans sanatına geçiş döneminin izlerini yansıtan bir taş işçiliğine sahip olan yapının, alt katındaki sepet biçimli sütun başlıklarının ortalarında Iustinianos’un monogramları vardır. İki katı ayıran mermer frizlerin yüzeyinde 6. yüzyıl Bizans yazı sanatının güzel bir örneğiyle Iustinianos ve eşi Teodora’nın kiliseyi Sergios’a adadıkları kayıtlıdır. Minber köşkünün iki yanına konulan, oyma mermer kafesli bir çift korkuluk paneli yapının 6. yüzyılda yapılmış süslemelerine aittir.
Osmanlı Dönemi
Kilisenin camiye çevrilmesi sırasında binanın batı cephesinde klasik Osmanlı mimarisine uygun bir son cemaat revakı yaptırılmıştır. Muntazam kesme taştan inşa edilen ve sivri kemerleri altı sütuna dayanan revak beş bölüme ayrılmış, her bölümün üstü bir kubbe ile örtülmüştür. Yeni açılan pencereler, yeniden biçimlendirilen kapılar, alt katın ve galerinin döşemesindeki altıgen tuğlalar ve kubbeyi taşıyan büyük payelerin köşelerindeki kum saatli sütunçeler ilk anda göze çarpan Osmanlı dönemi izleridir.
Döşemeyi oluşturan altıgen tuğlalarda damgalara rastlanırken, klasik üslupta inşa edilen müezzin mahfilinin narin sütunlara dayanan Bursa kemerleri üstünde düz korkuluklu bir balkon bulunmaktadır.
Osmanlı Süslemeleri
Damarlı mermerden yapılmış sade mihrabının üzerinde kelime-i tevhidden başka hiçbir süsleme yoktur ve en üst kenarında klasik üslupta zarif bir taç işlenmiştir. Sadeliğin hâkim olduğu mermer minber 16. yüzyıl başlarına tarihlenir.
Caminin iç süslemesinde duvarlarda, kemer ve tonozlarla büyük kubbede kalemişi nakışlar bulunmaktaysa da sıva altlarında yapıldığı dönemin mozaik süslemelerinden örnekler taşıması muhtemeldir.
Küçük Ayasofya Camisi günümüze, Bizans ve Türk mimarilerinin iç içe girdiği bir yapıt olarak ulaşmıştır.
Kaynakça
Ayvansarâyî Hüseyîn Efendi, Alî Sâtı Efendi ve Süleyman Besîm Efendi. (2001). Hadîkatü’l-Cevâmi, İstanbul Câmileri ve Diğer Dinî-Sivil Mi‘marî Yapılar, Haz. Ahmed Nezih Galitekin, İşaret Yayınları, s. 252.
Eyice, Semavi. (2002). 'Küçük Ayasofya Külliyesi', DİA, C. 26, s. 520–522.
Eyice, Semavi. (1994). 'Küçük Ayasofya Külliyesi', Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, C. 5, Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı Ortak Yayını, s. 146–149.
Kahraman, Seyid Ali ve Dağlı, Yücel. (2003). Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnâmesi, C. 1, Kitap 1, Yapı Kredi Yayınları, s. 100.
Kuban, Doğan. (2007). Osmanlı Mimarisi, YEM Yayınları, s. 218–219.